Yapılan MASAK raporları, Türkiye’nin önde gelen ailelerinden biri olan Kuriş ailesinin mali yapısına ilişkin detaylı bilgiler ortaya koyuyor. Rapora göre, Alihan Kuriş ve ailesinin yakın çevresine ait dört kişinin toplamda 1.818 tapu işlemi gerçekleştirdiği belirlendi. Bu hareketlilik, sadece alım satım değil; aynı zamanda miras devri, tevhit, ifraz, cins değişimi, elbirliği mülkiyetinin kaldırılması ve kimlik güncellemeleri gibi çeşitli tapu işlemlerini kapsıyor. Bu kadar geniş kapsamlı ve yoğun işlem hacmi, adli makamların konuya ilişkin soruşturma sürecini derinleştiriyor ve finansal hareketlerin kaynağı, gerçeklik düzeyi ve işlemlerin hukuki boyutu üzerine soru işaretleri doğuruyor.
Raporda özellikle dikkat çeken detaylardan biri, aile üyelerinin tapu kayıtlarındaki hareketlilik. Alihan Kuriş’in anne ve babası, eşi ve yakın akrabalarının gerçekleştirdiği tapu işlemleri, toplamda yüzlerce taşınmazın mülkiyet değişikliğine sahne olmuş durumda. Örneğin, anne Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş adına 646, babaannesi Nevin Kuriş adına ise 539 işlem kaydı bulunuyor. Bu işlemler kapsamında, ev, arsa, dükkanlar, taşınmazların yanı sıra zeytinlikler ve tarla gibi çeşitli taşınmazlar da yer alıyor. Ayrıca bazı taşınmazlarda ciddi haciz ve tedbir kayıtlarıyla birlikte, parseller üzerinde ekonomik işlemler ve mülkiyet kayıtlarındaki karmaşa dikkat çekiyor. Taşınmazların satışı, miras devri veya başka işlemlerle kayıtlardaki hareketlilik devam ederken, her bir işlemin hukuki ve ekonomik yönleri ayrıca inceleniyor.
Bu büyük hareketlilik sadece taşınmazlarla sınırlı değil; aynı zamanda aile bireylerinin şirket ortaklıkları ve araç alım satımlarına da yansımış durumda. Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş’in çeşitli şirketlerdeki yüzde oranındaki ortaklıkları ve aile fertlerinin araç portföylerindeki değişimler, aile beyi servet yapısında önemli yer tutuyor. Özellikle, Mustafa Kösemusul ve Hilmi Tuna Kuriş gibi aile üyelerine ait taşınmaz ve araç hareketleri, haciz ve ipotek durumlarıyla birlikte detaylı bir mali değerlendirmeyi gerekli kılıyor. Kısaca, aile içindeki andajlı ve karmaşık finansal ilişkiler ve taşınmaz hareketleri, ekonomik kaynakların gerçek yapısı ve aileye ait mal varlıklarının kaynağını araştırmayı zorunlu kılıyor. Bu durum, kamuoyu ve hukukçular arasında, aile içi servetin gerçek boyutu ve olası illegal para hareketleri üzerine yoğun soru işaretleri oluşturuyor.
